You may have to Search all our reviewed books and magazines, click the sign up button below to create a free account.
Bu dünya misafirhanesinde beyaz atlarına binip giden ve geride aydınlık bir iz, hoş bir seda bırakan güzel insanlar vardır. Karanlık gecelerde ve puslu günlerde o güzel insanların nurlu hatıraları yolunu şaşırmışlara bir deniz feneri gibi ışık verir. Dünya hayatı onların nurlu hatıralarıyla güzelleşir, tatlılaşır ve anlam kazanır. İşte o güzel insanlardan birisi de Dr. Sadullah Nutku’dur. Üstad Bediüzzaman’ın hayatta iken yakınlığını kazanmış, Nuruyla nurlanmış nev-i şahsına münhasır talebelerinden biridir Dr. Sadullah Nutku.. O, adeta gökten inip beşer suretine bürünmüş bir melek idi. Şükürler olsun, bir rüzgar gibi gelip geçen bu güzeran-ı hayatta bir nebze de olsa onunla da yolumuz kesişti ve paylaştığımız nurlu hatıralar oldu. Hafif kalem dokunmalarıyla birkaç hatıra aynasında şahsiyetine ışık tutmaya çalışacağım.
This study covers the socio-political, intellectual and institutional dynamics of underground resistance to the Allied occupation in Istanbul. The city was clearly not the seat of treason against the Nationalist struggle for independence, nor was collaboration with the occupiers what it was made out to be in Republican historiography. Above and beyond the international conjuncture in post-WWI Europe, factors that helped the Turkish Nationalists to succeed were: inter-Allied rivalries in the Near East that carried over to Istanbul; the British, French and Italians as major occupation forces, failing to establish a balance of strenght among themselves in their haste to promote respective national interests; the victors underestimating the defeated as they were engrossed with bureaucracy and were assailed by the influx of Russian refugees, Bolshevik propaganda, and the Turkish left.
Denial of Violence seeks to decipher the roots of the denial by Turkish and Ottoman officials of acts of violence committed against Armenians. Based on a qualitative analysis of over 300 memoirs published in Turkey from 1789 to 2009, Fatma Müge Göçek analyzes denial as a multilayered process that starts with the advent of systematic modernity in the Ottoman Empire in 1789 and continues to this day in the Turkish Republic.
None
Includes "Who's who in the Middle East."
Celal Bayar war ein nationalistischer turkischer Politiker der ersten Stunde, der alle Phasen der Entwicklung der modernen Turkei von der Jungturkenzeit im Osmanischen Reich uber die Grundung der Republik, ihre Konsolidierung und wirtschaftliche Neuorientierung sowie die Wandlung zum Mehrparteiensystem entscheidend mitgestaltete. In den funfziger Jahren des letzten Jahrhunderts wurde er zum dritten Staatsprasidenten der Turkei gewahlt, 1960 durch einen Militarputsch abgesetzt und in der Folge wegen Verfassungsbruchs verurteilt. Diese Ereignisse fuhrten dazu, dass er bis heute eine umstrittene Personlichkeit in der Turkei ist.Im Spiegel der politischen Biographie dieses Mannes wird die Geschichte der Transformation der Turkei dargestellt, ihre Selbstfindung auf politischem wie auf wirtschaftlichem Gebiet kritisch untersucht und schliesslich die einseitig auf Ataturk ausgerichtete Historiographie der Turkei um einen anderen Blickwinkel erweitert.
Ömer Seyfeddin üzerinde daha önceleri de birtakım çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların çoğu, alışılmış bir sistemle; yazarın biyografisini ve eserlerinden numuneleri vermekle yetindikleri için bilinenleri tekrardan öteye gidememişlerdir. Ancak Ali Canib. H. Fethi Gözler ve Tahir Alangu’nun çalışmalarını bu kanaatin dışında tutmalıyız. Biz bu çalışmamızda, Ömer Seyfeddin’in biyografisi üzerinde uzun uzadıya durmak yerine, yazarın bütün eserlerinden hareketle sadece tarihî hikâyelerinin tahlillerini yaparak onun Müslüman-Türk insanına vermek istediği ruhu ifade etmeye çalıştık. Çalışmamızın mevcut çalışmalardan farklı olan bir başka yanı de araştırma bünyesinde “Ömer Seyfeddin Bibliyografyası” na yer vermiş olmasıdır.