You may have to Search all our reviewed books and magazines, click the sign up button below to create a free account.
Dahi piyanist çocuk sahnede Piyanosu ile bir klasik parça çalmaktadır. Çok sayıda müzisyen de çalgıları ile ona eşlik etmektedir. Parçanın son otuz saniyesini de çalar ve müzik biter, salondaki herkes nefeslerini tutmuş ve salonda çıt çıkmamıştır ve aniden seyirciler alkışlamaya başlar. Alkış sesleri salonun içinde çınlar. Bu sırada sahnenin arkasında ki perdenin arkasında beklemekte olan Tarkan perdenin arasından sahneye bakmaktadır. Dahi çocuk, seyircilerin alkışlarına karşılık vermek istediği için sahnenin ön tarafına gelir ve eğilerek seyircilere selam verirken, Tarkan da o sırada perdenin arasından kafasını uzatarak sahneye ve seyircil...
Can Kozanoğlu, Cilalı İmaj Devri, Pop Çağı Ateşi, İnternet Dolunay Cemaat ve Yeni Şehir Notları’nda 1990’lar Türkiye’sini anlattı. Siyaset, toplum, ekonomi, şehir yaşamı, popüler kültür, medya, tüketim alışkanlıkları, eğlence, özetle bir ülke hakkında bahse değer her şey vardı bu kitaplarda. İnce gözlemlerle insansız bankacılık, arabeskin dönüşümü, yuppie’ler, new age akımlar, Fetullah Gülen, internet, orta sınıfın AVM’lerle sınavı, televizyon dizileri furyası, pop patlaması, özel güvenlik sektörünün yükselişi bu kitaplarda çıktı karşımıza... Can Kozanoğlu 2000'lerde bu tür kitaplara ara verdi. Oysa Türkiye’nin son ...
None
DİL VE KÜLTÜR (Araştırmalar - İncelemeler)
Kargadan kılavuz, horozdan yoldaş olmazdı. Ülkenin en mutena semti Örge Sokak’taki dünya güzeli iki kızdan biri olan Zerrin muhteşemdi. Daha öne çıkmak, daha güzel olmak, kartal bakışlı Zerrin’in olmazsa olmazıydı. Olay, o gün yapılan oylamada bir oy farkla Pelin’in en güzel seçilmesi yüzünden çıktı. Sonuçta iki dünya güzeli kız bir sokağa sığamadılar! Kıskançlık, kin, saldırı ve intikam!
"On beş gümlük sanat ve fikir mecmuası," 1933-Jan. 1, 1939; "Aylık edebiyat ve sanat dergisi," Jan. 1997-
O gün gelip de kıyamet döndürülmez ise, sert taş ufalanır, katı ağaç parçalanır. Töre bozulur, başıbozukluk yurdu sarar, baba evladı, evlat babayı tanımaz, büyüğe saygı kalkar, dünya günahlarla dolar, ahlaksızlık artar, söz ayağa düşer, bet bereket kalmaz. Zamanın sonu geldiğinde; kara toprak ateşle alevlenir, Kutsal yer-sular insanları terk eder, doğanın düzeni bozulur. O gün, kara kurt kanatlanır; kara gözü kanla dolar. Kara sular kanla akar, yer titrer, dağ delinir, gök bozulur, deniz çalkalanır, dibinden dokuz atlı çıkar. O gün Erlik Han yer altından elinde yeşil kılıcıyla çıkar. Aşkın, intikamın, sevginin, hırsın, direncin ve ...
Yürüyüş yaparken zıplayıp tabelalara vuranların, evde gömlek, kravat ve süveterini çıkarmayıp sadece altına pijama giyenlerin, gazetelerdeki insan fotoğraflarına türlü çeşitli bıyıklar çizenlerin hikâyesi... “Kopya kişinin kıldığı namaz geçerli midir?” diye soranların, uzaylı görünce taş atanların, işkembe-kokoreç yasaklanır diye AB’den soğuyanların, yeni dökülmüş betona imza atanların hikâyesi... Haftasonu ödevini pazar akşamına sıkıştıranların, bi arkadaşa bakıp çıkanların, duvarlarına geyikli halılar asanların, cep mesajından destan düzenlerin hikâyesi... Adaleti mafya tezgâhlarında arayanların, Susurluk’tan sadece ayran çağrışımı çıkaranların, mermi manyağı yapanların/yapılanların, her şeye ülkücü ad bulanların hikâyesi... Otobüste cam kenarında oturan, akşamüstü hüzne dalan, Aziz Nesin’e rakı kadehiyle rahmet okuyanların hikâyesi... Her şeye ama her şeye alaturka bir tını verenlerin hikâyesi... Tebessümden öte bir şey var bu kitapta... Belki muzip bir kahkaha, belki de derin bir iç çekme... Hâl-i pür melâlimiz işte...
None
Çılgınlılar, eğlenceler, uyuşturucu, içki, kumar içinde kaybolup giden hayatlar... Zevk peşinde koşarken idraklerini yitiren gençler... Bu gençlerden biridir Mehmet, arkadaşlarının deyimiyle Memo... İzmir sahillerindeki turistik bir otelde berberlik yapan ve bu arada turist kızlarla gönül eğlendirip hayatın tadını çıkardığını sanan Memo'nun yolu yine bir macera nedeniyle Almanya'ya düşünce her şey değişir. Ansbasch'a yerleşmiş, Almanya'da kalabilmek için alman bir kızla formalite evlilik yapmıştır. Yine kumar oynar, top koşuşturur, hafta sonları kafayı bulmak için Münih, Frankfurt, Berlin gibi uzak şehirlere gider, haşarı ve uçarı bir hayat sürer. Fakat bir gün... Evet, bir gün takım arkadaşları maçtan sonra camiye gideceklerini söyleyince ve o da gitmek zorunda kalınca bir değişimin başlangıcı yaşanır. Haşarı Memo, Mehmet Bey olur. Memo'nun kendi dünyasında yaptığı ihtilal ile formalite evlilik yaptığı Alman kızı Sandra'nın değişiminde yaşanan olaylar sizleri de soluksuz bırakacak.